Gönderen Konu: Tenasüh(Reenkarnasyon) Nedir?  (Okunma sayısı 3296 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı husrev_06

  • Kıdemli Üye
  • *
  • İleti: 324
  • Cinsiyet: Bay
Tenasüh(Reenkarnasyon) Nedir?
« : Ağustos 07, 2008, 05:43:30 ÖS »

 
  Reenkarnasyon (tenâsüh), ruhun, bedenin ölümünden sonra yeni bir cesede bürünerek yeryüzüne tekrar geri dönmesi şeklinde tarif edilmektedir. Reenkarnasyon ile tenâsühün aynı şeyler olduğunu söyleyenler olduğu gibi, ruhun, ölümden sonra yine bir insan bedenine geçmesine reenkarnasyon, hayvan bedenine geçmesine ise tenâsüh denildiğini ve bunların farklı şeyler olduğunu söyleyenler de olmuştur.

  Bazıları, 'Kur'an-ı Kerim de reenkarnasyona işaret ediyor' diyerek bazı âyetleri bu görüşlerine delil olarak öne sürmektedirler. Bu âyetlerden birisi 'Kâlû rabbenâ emettene's-neteyni ve ahyeytene's-neteyni fa'terafnâ bizunûbinâ fe hel ilâ hurûcin min sebîl - Onlar: Ya Rabbenâ, derler, Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. İşte günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi, telafi etmek için buradan çıkmaya yok mudur bir yol?' (Mümin, 40/11) âyetidir.

 Reenkarnasyoncular, 'Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin.' ifadesini reenkarnasyona işaret şeklinde yorumlamaktadırlar.

  İnsan, esasen yaratılışının ilk safhasında sperm şeklinde bir varlıktır. Bu spermi, Allah Kur'an'daki ifadesiyle (Hûd, 11/6) müstevdâ'da bir müddet bekletmektedir. Müstevdâ, emaneten ve muvakkat olarak konulan bir yer demektir. İnsan, bundan önce ölüdür ve anne karnında hayata ilk adımını atmıştır. İkincisi ise, insan biyolojik olarak ölür, sonra tekrar dirilir ve böylece insan için âyette ifade edilen iki defa ölme ve iki defa dirilme gerçekleşmiş olur. Ta ilk devirden günümüze kadar İbn Cerir et-Taberi, Fahruddin Razi, Elmalılı Hamdi Yazır gibi tefsirin dev âlimleri ve daha burada ismini zikretmediğimiz müfessirler bu âyeti bu şekilde yorumlamışlardır. Üstad Bediüzzaman da yer yer kapalı da olsa mezkur âyete işaret sadedinde, 'Hayat sayesinde bir şey çok şey olabilir, çok şey de bir şey olabilir.' demekte ve bunu Cenab-ı Hakk'ın kudretine ircâ ederek 'Allah (cc), çok şeyi bir şey yapar ve bir şeyi de çok şey yapar.' şeklinde ifadeler kullanmaktadır.

  Evet burada iki şekilde bir ölüm söz konusudur. İnsan evvela biyolojik olarak ölmekte, Üstad'ın yaklaşımı içinde mertebe-i insaniyeye yükselip dirilmektedir. Bu, birinci ölüm ve diriliştir. İkinci defa insan, fert şeklinde kendi kaderiyle yaşayıp ölecek, öte dünyada da yine fert olarak dirilecektir. Bu hususta şimdiye kadar gelen âlimler içinde herhangi bir farklı mütalaada bulunan yoktur. Bu şekliyle de ayetin tenasühle alakası olduğu söylenemez. Çünkü makam itibariyle mezkur âyet-i kerime, bu dünyadaki insanların içindeki ruhun sesi soluğu değil, cehenneme girmiş azap içinde, hırıltı halinde konuşan insanların sesini soluğunu ifade etmektedir.

 Reenkarnasyonu savunanların âhiret hayatına da inanmadıkları anlaşılmaktadır. Onlar, iyi insanın mutlu olacağını iddia etmektedirler. Tabii burada hemen akla, 'Pekala mutsuz yaşamış bizden evvelki insanların hali ne olacak?' şeklinde bir soru gelmektedir. Onlara göre bir, üç, beş nesil perişan olacak, daha sonra gelecek olan yedinci ve sekizinci nesil gökler saltanatına namzet olacak, ya Efendimizin ya da Seyyidina Hz. Mesih'in arkasında saltanat yaşayacaklar ve dolayısıyla sadece bunlar saltanata ereceklerdir, diğerleri değil.

  Bu nasıl adalettir? Allah (cc) birilerini öldürecek, onların enkazından bir başkalarını var edecek ve onların enkazını başkalarının saltanatının aksesuarı, malzemesi haline getirecek; bu kabul edilecek bir şey değildir. Onlar, 'Âhiret diye bir şey yoktur. Esas olan insanın ruh ve vicdan huzurudur' demektedirler. Allah'a, Peygamber'e ve Kitab'a inanmayan bazı kimseler de bu şekilde düşünmektedirler.. ve bu anlayış, içi boş bir iddiadır.

 Aslında müminin dünyadaki ölümüne ölüm denemez. Mümin, ölümle bir yönüyle ebedi diriliş adına bir sürece girmektedir. Eğer onlar, o ölümü kastediyorlarsa mümin bir kere ölür; diğeri de onu çok alâkadar etmez. Çünkü o ilk ölümün ne teklif-i hitâbîsi, ne de teklif-i vaz'îsi diye bir şey vardır. Beraberinde herhangi bir sorumluluk getirmez. Onun için 'O sorumluluklar şu şartlar altında gerçekleştirilir' gibi bir mülahaza bahis mevzuu değildir. Eğer burada esas olan insanın vücuduna temel teşkil edecek zerrât-ı asliyenin çözülmesi ve onların insan olmaya doğru yürümesiyse şayet, insanlar, o noktaya ulaşacakları ana kadar meselenin şuurunda değillerdir. Müminlerin şuurları esas sorumluluklarını hissettikleri andan itibaren başlar ve yeniden dirildikten sonra da onlar, Cenab-ı Hakk'ın nimetlerini beklemeye koyulurlar.
 
 (kürsü;F.G.)
« Son Düzenleme: Temmuz 18, 2009, 03:16:00 ÖS Gönderen: kuzu »

Çevrimdışı musalli

  • Altın Üye
  • *
  • İleti: 4158
Tenasüh(Reenkarnasyon) nedir?
« Yanıtla #1 : Ağustos 07, 2008, 06:27:35 ÖS »
Hocanin bu yazisini okumustum;Allah razi olsun ondan da aktaran sizden de ; inseallah
+

Akil acisindan bakacak olursak; tenasuh fikrinin tutar bir yani yoktur; zaten tartisilmaz bir gercektir bu;
ama o zihniyete sahip olanlarin acisindan bakmamiz gerekiyorsa sadece bir ornek bir bile yetiyor dusuncedeki tutarsizligi  arz etmeye!
Soyleki ;tenasuh inancina gore ruhlar cevherdir ve sayisi sabittir. O zaman ruhlarin sayisinda  bir artis olmamasi gerekmez miydi ? ! Bu sebep ile her donemde dunyanin nufusun aynı olması gerekirdi. Fakat nufus sürekli artis gosteriyor

Vesselam olabilecek  Mu'minun suresi (99 100) ayeti kerimeleri mealini aktarmak istiyorum konu ile ilgili ; estauzubillah

99-Nihayet onlardan (musriklerden) birine olum gelip cattiginda, "Rabbim, der, lutfen beni (dunyaya) geri gonder,"

100- "Ta ki, bosa gecirdigim dunyada iyi is (ve hareketler) yapayim." Hayir! Onun soyledigi bu soz (bos) laftan ibarettir. Onlarin gerisinde ise, yeniden dirilecekleri gune kadar (suren) bir berzah vardir



« Son Düzenleme: Ağustos 07, 2008, 06:28:04 ÖS Gönderen: musalli »

Çevrimdışı sahra cold

  • Altın Üye
  • *
  • İleti: 4992
  • Cinsiyet: Bayan
  • ........
Tenasüh(Reenkarnasyon) nedir?
« Yanıtla #2 : Ağustos 10, 2008, 07:48:30 ÖS »
İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler. (Enbiya Suresi, 95)

Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki: "Rabbim, beni geri çevirin. Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır. (Mü'minun Suresi, 99-100)

 
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır
ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir...
(Al-i İmran Suresi, 185)



Allah bir başka ayetinde insanların ölümü ve diriltilmesi ile ilgili şunları bildirir


Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi o diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz. (Bakara Suresi, 28)

 


Diğer ayetlerde de insanın dünyaya geldikten sonra tek bir ölümden başka ölüm tadmayacağı şöyle bildirilir:

Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi, 56- 57)

 


Yukarıdaki ayetler, ölümün sadece bir kez olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir. İnsanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de, gerçek olan, öldükten sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra, Allah'ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır. Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere göre, cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır. Allah, sonsuz adalet sahibi, sonsuz merhametli ve şefkatli olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak verendir.

Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak, batıl inançlarda teselli aramak ise, hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan, bu yönde bir korkusu varsa, cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır


alıntı.





Çevrimdışı husrev_06

  • Kıdemli Üye
  • *
  • İleti: 324
  • Cinsiyet: Bay
Tenasüh(Reenkarnasyon) nedir?
« Yanıtla #3 : Ağustos 10, 2008, 08:26:12 ÖS »

 "Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak, batıl inançlarda teselli aramak ise, hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan, bu yönde bir korkusu varsa, cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır"
 
 Paylaşımınızın bu son paragrafı bana tedai-i efkar suretiyle üstadımız hazretlerinin şu müthiş temsilini hatırlattı.
 
 "Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup dünyaya tâlip bedbaht nefsim! Bilir misin, neye benzersin? Devekuşuna. Avcıyı görür; uçamıyor, başını kuma sokuyor. Tâ avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda; avcı görür. Yalnız, o, gözünü kum içinde kapamış; görmez."



Çevrimdışı excalibur007

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 1
Tenasüh(Reenkarnasyon) Nedir?
« Yanıtla #4 : Eylül 28, 2012, 12:37:20 ÖS »
TENASÜH AHİRETE İNANMAMAK DEĞİLDİR......

CENNETİ VE CEHENNEMİ HAK EDENE KADAR TEKRAR DÜNYAYA GELMEK DEMEKTİR...

VAKIA SÜRESİ
(60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.

BU SORUYU YANITLAYAN ARKADAŞA 3 SORUM OLACAK


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek