Gönderen Konu: Teset-tür  (Okunma sayısı 400 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı müennesbiri

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 3
Teset-tür
« : Eylül 05, 2016, 01:42:51 ÖÖ »

TESET-TÜR

Tesettür, erkek veya kadının şer’an örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Örtünmenin amacı,başkalarının bakışlarından korunmak ve ırzı, meşru olmayan cinsel isteklerden sakındırmaktır.Bakın Allah-û Teâlâ Nûr Sûresi 30,31 ve 60. ayette ne buyuruyor:
30 - (Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle.Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.
31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini,yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları,kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları,kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin
farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki,kurtuluşa eresiniz.
60 -Ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınlar zinet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır.
Yine Ahzâb Sûresi 59.ayette Rabbimiz :
59- Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Bu ayetler bize tesettür ve tesettürün nasıl olması gerektiğini bildirmiştir. Konuyla ilgili olması bakımından Hz. Peygamber(s.a.v.)’in hayatından bir örnek nakletmek istiyorum: Umeys’in kızı Esma’dan nakledildi. Dedi ki:
Rasulüllah (s.a.v.) bir gün Hz. Aişe (r.anha)’nin evine girdi. Kız kardeşi Esma yanında idi. Üzerinde vücudunun her tarafını örten ve yenleri geniş bir elbise vardı. Rasulüllah (s.a.v.) onu görünce kalkıp dışarı çıktı. Hz. Aişe (r.anha) kız kardeşine, “buradan uzaklaş Rasulüllah(s.a.v.) sende hoşlanmadığı bir şey gördü” dedi. Hz. Esma uzaklaştı, arkasından Rasulüllah (s.a.v.) içeriye girdi.Hz. Aişe (r.anha)
niçin kalkıp gittiğini sordu. Rasulüllah (s.a.v) de elbisesinin yenini sadece parmakları görünecek şekilde ellerinin üzerine çekerek şöyle cevap verdi:
“Kız kardeşini görmedin mi? Müslüman bir kadın şurasından başkasını gösteremez." (Mecmeu’z- zevâid nr:4168)
Bu hadis-i şeriften İslam âlimleri, “Hz. Esma’nın giydiği elbisenin bedenini örttüğünü, fakat kollarında açıklık olduğunu ve Rasulüllah(s.a.v)’ın bu giyim şeklinden hoşlanmadığını, ellerinin üstünün parmaklara kadar örtünmesi gerektiğini” anlamışlar ve de böyle ifade etmişlerdir.

Maalesef tesettür, son zamanlarda bir “tür” oldu! Peki bu kadar âyet, hadis-i şerîf varken bizim tesettür anlayışımıza ne oldu?!
Bazı bayanların örttükleri başörtüsü şeklinin İslam’a uymayan bir şekil olduğunu görüyoruz…Bir eşarp takılıyor, topuz almış başını deve hörgücü gibi gidiyor… Bir şal takılıyor, boyunlar meydanda… İğne diye bir şey üretmişler, bu iğneyle boynu göstermek normal hale mi geliyor anlamadım(!).
Dediler ki giyinmek güzeldir, “topuz başlı yolma kaşlı” modacılar çıktı. Giyinmek,‘Rab Teâlâ’nın emrine göredir’ diyemedikleri gibi Allah’ın kurallarını çiğneyip kendi kurallarını da oluşturdular.Müthiş bir cesaretle istedikleri gibi de tesettürle oynadılar, oynuyorlar! Bu yazıyı kaleme almamın amacı, ilahiyat fakültesi okuyan kardeşlerimden bazılarının tesettür ile ilgili ayet ve hadislerden haberdar oldukları halde tarz (!) deyip, Allah’ın ayetine göre değil,modacıların tasarladığı nefse uygun tarzdaki tesettür modeline uymalarından dolayıdır.Makyajlı yüzler, hörgüç gibi topuz, daracık pantolon ve olmazsa olmazınız topuklu ayakkabılarınız!
Dışarıdan bakıldığında ‘İlahiyatçılar da böyle giyiniyormuş’ denmesi hoşunuza mı gidiyor anlamış değilim…
Lütfen dönüp bir bakalım aynaya, güzel oluyor diye giyiniyorsanız hiç de güzel olmuyor bundan emin olun... Amacımız başkalarına mı güzel görünmek, yoksa Allah’ın emrine göre mi güzel görünmek? Ayetlere uymayıp modaya uyarak belki iyi bir şey yapıldığını benimsiyorsunuz ancak iyi, güzel, hoş da nerede kaldı Allah’ın Kitabı ve Rasülü’nün Sünneti’ne imanınız?.. Nerede kaldı Müslüman ve ilahiyatçı kimliğimiz? Şunu hatırlatmak isterim: “İlmi ile amel etmeyen âlim, kıyamette en şiddetli azaba düçâr olur.” (Beyhaki)
Yazımın son kısmında bir hadis-i şerif daha hatırlatmak istiyorum: “Ümmetimin son dönemlerinde birtakım adamlar olacaktır. Erkekler gibi eğerlerin (bineklerin) üzerine binip cami kapılarına ineceklerdir. Hanımları ise giyinik üryandır (giyinik çıplaktır), başları üzerinde arık deve hörgücü gibisi vardır. Onlara lanet edin. Zira onlar lanet olunmuşlardır.” (Ahmet b.Hambel - müsned nr.6786, Ibn-i Hibban sahih nr:5655-7347)
Gerçek tesettürde topuz, pantolon, makyaj, dar kıyafetler, süs ve çekici renklerin yeri yoktur.Tesettür, ‘bana bak’ dememeli ve dikkat çekmemelidir… Hanımefendilik diye bi' değer var, modası son zamanlarda biraz geçti ama muhakkak deneyin gerçekten çok yakışıyor…Velhasıl kelam şayet cennet istiyorsak, tesettürü Allah’ın emrettiği şekilde anlamalı ve gereğini yerine getirmeliyiz.

Allah’a emanet olun…


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek