Tesettür Forum

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  

Haberler:

Sayfa: [1]

Gönderen Konu: Elibebekli Efsanesi  (Okunma sayısı 5035 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ra55

  • Yeni Üye
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 24
  • İnsanların Hayırlısı, İnsanlara Faydalı Olandır.
Elibebekli Efsanesi
« : Ağustos 08, 2010, 05:44:33 ÖS »


Kırşehir ili Kaman ilçesine bağlı Ömerhacılı kasabasının tarihini incelediğimizde; Milattan 2000 yıl kadar önce Asurlular, Hititler, Urartular ve Frig’lerin bu topraklar üzerinde hüküm sürdüğü anlaşılmaktadır. Bütün Anadolu gibi Ömerhacılı da çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş bir yöremizdir.  1071 yılında Alpaslan’ın Bizanslara karşı yaptığı Malazgirt savaşından sonra 1077 yıllarında kurulan Anadolu Selçuklu Devleti himayesine katılmıştır.

1528 yılında Kırşehir ve çevresinde Kalender adında bir tarikatçının başlattığı isyanlardan sonra, yöre halkının birbirlerine destek olmak ve birbirlerini kollamak ve korumak amacıyla birleşerek köy yerleşim birimine geçtiği sanılmaktadır. 1954 yılında belediyelik olan kasaba halkının çoğu Ankara’da olmak üzere diğer vilayetlere yerleştiği görülmektedir.

Kırşehir’in Kaman ilçesine 15 km. uzaklıkta olan Ömerhacılı kasabasına girmeden yolun sol tarafında bulunan Baran Dağları üzerinde biri büyük, biri küçük kucak kucağa duran iki tane dik kaya göze çarpmaktadır. Bu kayaların etrafında da irili ufaklı birçok kaya bulunmaktadır. Bu kayalarla ilgili derlenmiş iki ayrı efsane bulunmaktadır.

Gazi üniversitesi öğrencilerinden Saliha Şal’ın,  Türk Halkbilimi  Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde derlediği Elibebekli efsanesine göre:

Yöre halkından çiftçilikle uğraşan Süleyman Aytok’tan 26.05.2006 tarihinde aldığı bilgileri derleyen Saliha Şal’a göre ; Kaman ’da namusuna düşkün çok güzel bir kadın yaşamaktadır. Bir tane çocuğu olan bu kadını seven, fakat beraber olamadığı için ona düşman kesilen bir adam vardır. Bir gün, kocasının yokluğunu fırsat bilen bu düşman, çocuğuyla beraber tarlaya giden kadını yolda sıkıştırır. Kovalamacadan sonra  uçurumun kenarına  gelen  kadın, “Allah’ım, ya  beni taş  et, ya  da kuş et!” diye Allah ’a yalvarır. Duası kabul gören kadın, orada çocuğuyla beraber taş kesilir.


Gazi Üniversitesi Öğrencilerinden Gülşen Selçuk’un Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde derlediği Elibebekli efsanesine göre:

Yine yöre halkından Ömerhacılı Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Doğan Adıgüzel’den 10.05.2006 tarihinde aldığı bilgileri derleyen Gülşen Selçuk’a göre: Baran Dağları üzerinde yer alan Kuş Kalesi’nde yaşayan beyin arazisine, izinsiz girmenin cezası ölümdür. Köyden bir gelin, çocuğu ve kaynanasıyla birlikte bir gün Baran Dağlarına odun toplamaya çıkarlar ve farkında olmadan beyin arazisine girerler. Beyin adamları onları görünce, kovalamaca olur ve sonunda kaynana öldürülür. Gelin bir taraftan kucağında çocuğuyla kaçarken, bir taraftan da yakalanacağından korkarak “Allah’ım, beni bu zâlimlerin eline düşüreceğine; “ya taş et, ya da kuş et! ” diye dua eder. Duası kabul olunan gelin, orada kucağında çocuğuyla birlikte taş kesilir.

Recep Altun Kaman-Kırşehir
Kayıtlı

İsra

  • Yeni Üye
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1030
Elibebekli Efsanesi
« Yanıtla #1 : Ağustos 08, 2010, 06:35:42 ÖS »

benim memleketimdir orası  +-/*te :)
Kayıtlı

ra55

  • Yeni Üye
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 24
  • İnsanların Hayırlısı, İnsanlara Faydalı Olandır.
Elibebekli Efsanesi
« Yanıtla #2 : Ağustos 08, 2010, 07:01:24 ÖS »

Selamünaleyküm, madem Ömerhacılı sizin memleketiniz; en az siz de bu efsaneyi biliyorsunuzdur.
Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın efendim, saygılarımla.
Kayıtlı
Sayfa: [1]
 

Bu sayfa 0.089 saniyede 23 sorgu ile oluşturulmuştur