Tesettür Forum

Gönderen Konu: Jinekomasti Ameliyatı Nasıl Yapılır? Op. Dr. Can İşler  (Okunma sayısı 722 defa)

Kasım 13, 2015, 02:36:26 ÖS
  • ÜST YÖNETİCİ
  • *
  • İleti: 678
Hastanın jinekomasti ameliyatı için uygun aday olup olmadığına karar verme sürecinde, cerrah yönlendiricidir. Jinekomastinin tedavisine, aşağıdaki değerlendirmeler yapılarak karar verilir:

Jinekomastiyi meydana getiren neden belirlenebilirse, öncelikle buna yönelik tedavi uygulanır; sonra jinekomasti tedavi edilir. Örneğin aşırı kiloya bağlı jinekomastide, cerrahi tedaviden önce ilk yapılması gereken, egzersiz ve diyet ile zayıflamaktır. Spor yaparak göğüs bölgesindeki yağların yakılması ciddi derecede zahmetli ve zordur. Bu nedenle ideal kilosuna ulaşan hastada, jinekomasti devam ediyorsa cerrahi tedavi uygulanır. Yine aşırı miktarda alkol tüketenler veya kas geliştirmek amacıyla steroid anabolizan kullananlar, öncelikle bu maddeleri kullanmayı bırakmalı; düzelme olmazsa cerrahi tedavi seçilmelidir.

Jinekomasti belirtileri ilk defa ergenlik çağında başladıysa, gerekli olan tetkikler yapılır. Memede büyümenin çapı 4 cm’den küçükse ve hastanın şikayeti yoksa, hiçbir tedavi uygulanmaz; sadece takip edilir. Büyümenin çapı 4 cm ve üzeri ise veya 4 cm’den küçük, ama hastanın şikayetleri fazla ise, ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisinde androjenler (dihidrotestesteron (DHT)), antiöstrojenler (klomifen sitrat ve tamoksifen), danazol (androjen miktarını arttırır) ve aromataz inhibitörleri (testolactone) kullanılır. Ancak bu ilaçlar, sadece son 12 ay içinde ortaya çıkmış jinekomastilerde etkilidir ve çok fazla yan etkileri vardır. Memenin çapı 6 cm’den büyükse veya ilaç tedavisine rağmen büyüme devam ediyorsa cerrahi tedavi gereklidir. Genellikle tedavisiz veya ilaç tedavisiyle, ergenlik dönemindeki jinekomastinin % 75’i ilk 2 yıl içinde, % 90-95’i ilk 3 yılda normale döner. Bu nedenle hemen ameliyat yapmak doğru değildir. Ergenlik döneminde görülen jinekomastinin % 5-10’u ise normale dönmez. Normale dönmeyen bu hastalarda, ergenlikten iki yıl sonra ameliyatı düşünmek uygun ve bilimsel olanıdır.

Ergenlik sonrası dönemde görülen erişkin jinekomastilerde beklemek genellikle bir sonuç vermez. Kendiliğinden düzelmeyen bu dönemdeki hastaların tamamına yakınında ilk seçenek cerrahi tedavidir.

Ergenlik döneminde olduğu gibi yaşlılardaki jinekomastide de, genellikle, gerekli olan tetkikler yapıldıktan sonra, cerrahi dışı tedavilerle izlemek yerinde olur.

Günümüz modern cerrahi teknikleri sayesinde jinekomasti, hızlı, etkili ve güvenilir bir biçimde tedavi edilebilmektedir. Cerrahide amaç sadece fazla dokuları almak değil, aynı zamanda ideal vücut şeklini ve simetriyi sağlamaktır. Jinekomasti ameliyatı, alınacak dokunun ayarlanmasıyla, bu bölgenin simetrik ve şekilli bir göğüs yapısı yaratacak şekilde şekillendirilmesi ameliyatıdır. Modern cerrahi teknikler sayesinde, eskiden sık olarak görülebilen meme başı ve meme çevresi çöküklükleri neredeyse hiç gözükmemektedir.

Kullanılan Anestezi Yöntemi
Jinekomasti ameliyatı hastane ortamında, genel veya lokal ve sedasyon anestezi kombinasyonu altında uygulanır. Sedoanaljezi de denilen bu kombinasyonla, göğüslerde hafif bir dokunma hissine rağmen uyanık, ancak acısız bir ameliyat sağlanır. Anestezi yönteminin seçiminde, hastanın durumu, yaşı, jinekomastinin büyüklüğü, ameliyatın türü ve estetik cerrahın tercihi dikkate alınır.

Ameliyat Ne Kadar Sürer?
Jinekomastide ameliyat süresi, uygulanacak olan tekniğe göre 1 ile 2,5 saat arasında değişir.

Liposuction Yöntemi Nedir?
Jinekomasti vakalarının çoğu birinci (hafif) veya ikinci (orta) derecedir ve yağ dokusundan daha zengindir. Bu olguların düzeltilmesinde, günümüzde en sık tercih edilen yöntem olan liposuction yani yağ alma işlemi ile çok iyi sonuçlar alınır. Sadece liposuctionla meme ve çevresindeki yağ dokusu ve meme dokusu istenilen biçimde şekillendirilir.

Liposuction uygulanacak bölgeye önce, alınması planlanan yağ miktarına eşit özel bir sıvı kokteyli enjekte edilir. Böylece kansız ve ağrı düzeyi minimal olan bir jinekomasti ameliyatı gerçekleştirilir. Meme başı çevresinde iki ve koltuk altı bölgesinde bir 2-3 mm lik kesiler yapılır. Bu kesilerden vakuma bağlı özel kanüllerle girilerek jinekomastiye yol açan dokular çıkartılır. Kanüllerin girdiği 2-3 mm.lik yerde dikkati çeken bir iz kalmaz. Liposuction yöntemi ile deride olan sarkmalar da tedavi edilebilmektedir.

Yağ dışında meme dokusu da fazla ve yoğun olan hastalarda, ultrasonic liposuction (VASER) veya lazer liposuction kullanılabilir.

Jinekomasti ameliyatı ile birlikte liposuction yöntemiyle, özellikle bel ve karın bölgesindeki inatçı yağ fazlalıklarından da kurtulabilirsiniz. Böylece daha şekilli ve erkeksi bir vücuda sahip olabilirsiniz.

Jinekomasti Ameliyatı Hangi Hallerde Gerekir?
Meme bezinden zengin glanduler jinekomasti var ise, çoğu zaman meme dokusunun açık cerrahi veya endoskopi yöntemleriyle çıkartılması gerekmektedir. Açık cerrahide meme başının alt bölümünde, meme başı-normal deri sınırında yarım daire şeklinde 2,5 cm’lik bir kesi yapılarak meme dokusu çıkartılır. Halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen endoskopi yönteminde, ışıklı kameralarla 1 cm.lik kesilerden girilerek meme dokusu çıkarılır. Kesi izleri 6 ay-1 yıl içinde belirsiz hale gelir.
Jinekomasti eksizyon

Üçüncü derecedeki aşırı büyük ve sarkık jinekomastide, diğer işlemlerle birlikte farklı yöntemlerin kullanılması gerekebilir. Bu yöntemlerle meme başı küçültülür, ideal yerine getirilir ve elastikiyeti azalmış fazla deri dokusu çıkartılır. İşlemler sonucunda, meme başını çepeçevre saran veya anahtar deliği şeklinde iz kalabilir. Kalan izin belirginliği kişinin cilt yapısına göre değişir.

Jinekomasti Ameliyatı Sonrası Nasıl Olur?
Ameliyat bitiminden yaklaşık yarım saat sonra odasına alınan hasta, birkaç saat içinde ayağa kaldırılıp dolaştırılır ve sıvı gıdalar almaya başlar. Hasta, doktorun tavsiyesine ve anestezi yöntemine bağlı olarak kendini de iyi hissediyorsa, aynı gün taburcu olabilir veya 1 gece hastanede kalır. Tedavide hafif ağrı kesiciler ve infeksiyondan korunmak için antibiyotik verilir. Ameliyatta dokuların altına uzun etkili lokal anestezikler verildiğinden, ilk gece hemen hiç ağrı olmamaktadır. Sonrasında 1-2 gün çok hafif ağrılar olabilmektedir.

Ameliyat bölgesinde ilk günlerde ödem, morluk, hassasiyet, uyuşma, batma, yanma hissi ya da kol hareketleriyle ağrı olabilir. Ancak bunlar beklenilen durumlardır ve hastanın günlük yaşantısını etkileyecek boyutlarda olmazlar. Üçüncü günün sonunda hızla iyileşmeye başlarlar. Sıvı birikimini engellemek için kolların kullanımı birkaç gün kısıtlanmalıdır.

3. gündeki ilk kontrolde baskılı pansuman açılır, dren konulduysa çıkarılır. Ameliyat bölgesini baskı altına almak için özel bir korse giydirilir. Hastanın 4-6 hafta süreyle kullanacağı bu baskılayıcı korse sayesinde, meme dokusu göğüs duvarında yeni yerine daha sıkı yapışır ve cilt fazlalıkları sıkılaşır ve gerilir. İlk kontrolden sonra hasta banyo yapabilir ve günlük yaşamına geri dönebilir.

Kendinden eriyen dikişler kullanıldığından, dikişlerin 7-10 gün sonra alınmasına gerek yoktur. Oluşan morluklar 10-15 gün içinde kaybolur, ödem ve sertlik ilk 3 hafta belirgindir. Şişliklerin bütünüyle ortadan kalkması, memelerin tam şeklini alması 3-6 ayı bulur.

Hasta, yaraları iyileştikten sonra ikinci haftada, hafif egzersiz ve yürüyüş yapabilir, havuza veya denize girebilir; ancak 1 ay sonra yüzebilir. Oluşan yara izlerini, güneşten en az 6 ay boyunca güneş koruyucu kremle korumalıdır. Buhar banyosu, solaryum, sauna ve sporlardan en az 4 hafta boyunca uzak durulması gerekir.

Sonraki kontroller özel bir durum olmadıkça 3. hafta, 3. ay, 6. ay ve 1. yılın sonunda yapılır.

https://www.doktorcanisler.com/jinekomasti-tedavisi-nasil-yapilir/